4. Sınıf İngilizce Classroom Rules (Sınıf Kuralları) Konu Anlatımı

4. Sınıf İngilizce Unit 1 Classroom Rules: sınıf kuralları, izin isteme (Can I...?), istekte bulunma (Please, Can you...?), sayılar 1-50 ve komutlar. E4.1 kazanımları.


📚 Unit 1: Classroom Rules — Sınıf Kuralları

İngilizce dersimizin ilk ünitesinde sınıfta kullanılan ifadeleri öğreneceğiz: komutlar, izin isteme, istekte bulunma ve 1’den 50’ye kadar sayılar. Bu ünitedeki ifadeler günlük okul hayatında sürekli karşılaşacağın ifadelerdir.

📢 Sınıf Komutları (Classroom Commands)

Komutlar Nasıl Kurulur?

İngilizce’de emir/komut cümleleri çok basittir: sadece fiilin sözlük haliyle başlarsın, özne (sen, siz) söylenmez.

Türkçe ile karşılaştır:
🇹🇷 “Otur!” → 🇬🇧 “Sit down!” (Sadece fiil — özne yok)
🇹🇷 “Kitabını aç!” → 🇬🇧 “Open your book!”

İngilizce komutlarda “you” (sen/siz) söylenmez, ama anlaşılır. Türkçede de “sen” bazen söylenmez, aynı mantık!

Öğretmenin Söyledikleri (Teacher’s Commands)

İngilizce Türkçesi Ne Zaman?
Sit down! / Have a seat! Otur! / Oturun! Ders başlarken
Stand up! / Get up! Ayağa kalk! / Kalkın! Selam verirken
Open your book! / your notebook! Kitabını / defterini aç! Çalışmaya başlarken
Close your book! Kitabını kapat! Sınav/dinleme öncesi
Listen carefully! / Listen to me! Dikkatlice dinle! Açıklama yaparken
Be quiet! / Silence, please! Sessiz ol! / Sus, lütfen! Gürültü olunca
Raise your hand! Elini kaldır! Söz almak isteyince
Come to the board! Tahtaya gel! Tahtaya çağırınca
Write it down! / Take notes! Yaz! / Not al! Önemli bilgi söylenince
Repeat after me! Benden sonra tekrar et! Telaffuz pratiğinde
Work in pairs! / in groups! İkili / grup çalışın! Aktivite sırasında
Hand in your homework! Ödevini teslim et! Ödev kontrolünde
💡 Önemli: “Don’t + fiil” = Yapma!
Don’t talk! → Konuşma! | Don’t run! → Koşma! | Don’t cheat! → Kopya çekme!
Yasaklarda “Don’t” eklersin — çok basit!

🙋 İzin İsteme: “Can I…?” Yapısı

“Can I…?” Neden Kullanılır?

CAN kelimesi İngilizce’de iki anlama gelir:

  • 🟢 Yetenek: “I can swim.” (Yüzebiliyorum.) — yapabildiğini söylersin
  • 🔵 İzin isteme: “Can I go?” (Gidebilir miyim?) — birinden izin istersin

Sınıfta izin isterken hep “Can I…?” kalıbını kullanırız. Türkçede “-ebilir miyim?” sorusunun karşılığıdır.

Yapı: Can I + [fiil sözlük hali] + …?

Sınıfta Kullanılan İzin İfadeleri

İzin İsteği Türkçe Evet Cevabı Hayır Cevabı
Can I go to the toilet? Tuvalete gidebilir miyim? Yes, you can. No, you can’t.
Can I open the window? Pencereyi açabilir miyim? Yes, go ahead. Not now, please.
Can I drink water? Su içebilir miyim? Of course! Wait a moment.
Can I sharpen my pencil? Kalemimi bileyebilir miyim? Sure! Just a minute.
Can I borrow your eraser? Silgini ödünç alabilir miyim? Here you are. Sorry, I need it.

İstekte Bulunma: “Can you…?” / “Please…”

Birinden bir şey yapmasını istediğinde:

İstek Türkçe
Can you help me, please? Bana yardım edebilir misin, lütfen?
Can you repeat that, please? Tekrar edebilir misin, lütfen?
Can you speak slowly, please? Yavaş konuşabilir misin, lütfen?
Please pass me the book. Kitabı lütfen uzatır mısın?
💡 İncelik sırrı: İngilizce’de “please” eklemek isteği çok daha nazik yapar. Cümlenin başına veya sonuna gelebilir: “Can you help me, please?” veya “Please help me.”

Anlamadığında Ne Söylersin?

İfade Anlamı
I don’t understand. Anlamıyorum.
What does “…” mean? “…” ne anlama geliyor?
Can you say it again, please? Tekrar söyler misin?
How do you say “…” in English? “…” İngilizce’de nasıl söylenir?
How do you spell it? Nasıl yazılır?

🔢 Numbers 1-50 (Sayılar)

1-20 Arası Sayılar — Ezberle!

1-20 arası sayıların hepsinin ayrı bir ismi vardır, kural yok — ezberlemek gerekir:

Rakam İngilizce Okunuşu Rakam İngilizce Okunuşu
1 one van 11 eleven ilevın
2 two tu 12 twelve twelv
3 three thri 13 thirteen thörtiin
4 four for 14 fourteen fortiin
5 five fayv 15 fifteen fiftiin
6 six siks 16 sixteen sikstiin
7 seven sevın 17 seventeen sevıntiin
8 eight eyt 18 eighteen eytiin
9 nine nayn 19 nineteen nayntiin
10 ten ten 20 twenty twentı

20-50 Arası: Kural Var! (Kolay!)

20’den sonra bir kural var: on-lar basamağı + birler basamağı. Türkçede “yirmi bir” dediğin gibi İngilizce’de de “twenty-one” dersin — sadece tire işareti koyuyorsun!

On’lar İngilizce Örnekler
20 twenty 21=twenty-one, 22=twenty-two, 25=twenty-five
30 thirty 31=thirty-one, 35=thirty-five, 39=thirty-nine
40 forty 41=forty-one, 44=forty-four, 47=forty-seven
50 fifty Hedef: bu ünitede 50’ye kadar say!
⚠️ Sık Yapılan Hata: “Fourty” yazma — doğrusu forty (u harfi yok!). “Forty” ezberlenmesi gereken istisnalardan biri.

Sayıları Günlük Hayatta Kullanmak

Sayıları sadece matematik için değil, günlük konuşmada da kullanırız:

  • Yaş: “I am ten years old.” (On yaşındayım.)
  • Telefon numarası: “My number is five-four-three…” (Her rakam ayrı söylenir)
  • Adres: “I live at number twenty-two.” (22. kapıda oturuyorum.)
  • Sınıf adı: “I am in class four.” (Dördüncü sınıftayım.)
  • Sayma: “There are thirty students in our class.” (Sınıfımızda 30 öğrenci var.)

🎒 Classroom Objects (Sınıf Eşyaları)

İzin ve istek cümlelerinde bu kelimeleri kullanacaksın:

İngilizce Türkçe İngilizce Türkçe
pencil / pen kurşunkalem / tükenmez ruler cetvel
eraser / rubber silgi scissors makas
book / textbook kitap / ders kitabı glue / tape yapıştırıcı / bant
notebook / exercise book defter board / blackboard tahta / karatahta
pencil case / bag kalem kutusu / çanta desk / chair sıra / sandalye

💬 Örnek Diyaloglar

Diyalog 1: Öğretmen-Öğrenci

Teacher: Good morning, class! Sit down, please. Open your books to page fifteen.
Students: Good morning, teacher!
Ali: Can I go to the toilet, please?
Teacher: Yes, you can. Be quick, please.
Ayşe: Can you repeat the question, please? I don’t understand.
Teacher: Of course! Listen carefully…

Diyaloğu Türkçeye Çevir:

Öğretmen: Günaydın sınıf! Oturun lütfen. Kitaplarınızı on beşinci sayfaya açın.
Öğrenciler: Günaydın öğretmenim!
Ali: Tuvalete gidebilir miyim, lütfen?
Öğretmen: Evet gidebilirsin. Çabuk ol lütfen.
Ayşe: Soruyu tekrar edebilir misiniz lütfen? Anlamadım.
Öğretmen: Tabii! Dikkatlice dinleyin…

Diyalog 2: Öğrenci-Öğrenci

Can: Hey Zeynep! Can I borrow your eraser? I can’t find mine.
Zeynep: Sure, here you are! (Buyur!)
Can: Thanks! How many pencils do you have?
Zeynep: I have five pencils. Two blue, two black and one red.
Can: Lucky! I only have two.

✏️ Alıştırmalar

Alıştırma 1: Çevir! “Lütfen otururum izin ister misin?” cümlesini İngilizce söyle.
“Can I sit down, please?” — Başa “Can I” gel, ardından fiil (sit down), sona lütfen (please).
Alıştırma 2: Sayıları yaz! 24, 37, 41 rakamlarını İngilizce olarak yaz.
24 = twenty-four | 37 = thirty-seven | 41 = forty-one
Kural hatırla: on’lar basamağı + tire + birler basamağı!
Alıştırma 3: Öğretmen ne dedi? “Don’t run!” komutunun anlamı nedir?
“Koşma!” — Don’t + fiil = olumsuz emir. Benzer örnekler: Don’t shout! (Bağırma!), Don’t sleep! (Uyuma!)
Alıştırma 4: Anlamadığında ne dersin? 2 farklı ifade söyle.
1. “I don’t understand.” (Anlamıyorum.)
2. “Can you repeat that, please?” (Tekrar edebilir misiniz?)
3. “What does ‘…’ mean?” da kullanabilirsin!

📝 Unit 1 Özeti

  • Komutlar (Commands): Sadece fiille başlar — Sit down! Open! Listen! — Don’t + fiil = yapma!
  • İzin isteme: Can I + fiil + ? → Yes, you can. / No, you can’t.
  • İstekte bulunma: Can you + fiil + please? — çok nazik!
  • Sayılar 1-20: Ezberle! Hepsinin ayrı ismi var
  • Sayılar 21-50: Kural var → twenty-one, thirty-five, forty + birler
  • Dikkat: “Forty” (u yok!), 13-teen, 14-teen… sonu “-teen” ile biter

🎯 Hazır mısın? Şimdi kendini test et!

Teste Başla →


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0

0 Yorum

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir