🏠 Chores — Ev İşleri ve Sorumluluklar
8. Sınıf İngilizce | Unit 8 | Ev görevleri, zorunluluk ifadeleri ve sorumluluklar
📚 Temel Kelimeler — Ev İşleri (Chores)
Chore kelimesi İngilizce’de “ev işi, görev” anlamına gelir. Evde düzenli yapılan sorumlulukları ifade eder.
| İngilizce İfade | Türkçe Anlamı | Örnek Cümle |
|---|---|---|
| do the dishes | bulaşık yıkamak | I do the dishes every evening. (Her akşam bulaşık yıkarım.) |
| take out the trash | çöp çıkarmak | She takes out the trash every morning. (Her sabah çöp çıkarır.) |
| vacuum the floor | elektrikli süpürgeyle süpürmek | He vacuums the floor on Saturdays. (Cumartesi günleri süpürür.) |
| do the laundry | çamaşır yıkamak | Mom does the laundry twice a week. (Annem haftada iki kez çamaşır yıkar.) |
| make the bed | yatağı yapmak | You should make your bed every morning. (Her sabah yatağını yapmalısın.) |
| water the plants | çiçekleri/bitkileri sulamak | Don’t forget to water the plants! (Bitkileri sulamayı unutma!) |
| mow the lawn | çimi biçmek | Dad mows the lawn every weekend. (Babam her hafta sonu çimi biçer.) |
| set the table | masayı hazırlamak/kurmak | Can you set the table for dinner? (Akşam yemeği için masayı hazırlar mısın?) |
| walk the dog | köpeği gezdirmek | I walk the dog every morning. (Her sabah köpeği gezdiririm.) |
| clean the bathroom | banyoyu temizlemek | It’s your turn to clean the bathroom. (Sıra sende, banyoyu temizleme vakti.) |
💡 İpucu: Bu fiilleri öğrenirken hepsinin bir nesne aldığına dikkat et: do THE dishes (bulaşık), take out THE trash (çöp) — “the” kullanılır çünkü belirli nesnelerden bahsediyoruz.
⚖️ Zorunluluk İfadeleri: Must / Have to / Should
İngilizce’de zorunluluk bildirmek için farklı modal yardımcı fiiller kullanılır. Bu ünitede en çok must, have to ve should kullanılır.
Must (Kişisel zorunluluk — “…gerekiyor, …malıyım”)
Must, kişinin kendi düşüncesine göre bir şeyin yapılması gerektiğini ifade eder.
✅ I must clean my room. → Odamı temizlemeliyim. (kendi kararım)
✅ You must do the dishes. → Bulaşıkları yıkamalısın. (güçlü zorunluluk)
Have to (Dış kaynaklı zorunluluk — kural, başkasının isteği)
Have to, kuraldan ya da başkasından kaynaklanan zorunluluğu ifade eder. Özneye göre değişir: I/you/we/they have to, he/she/it has to.
✅ She has to do the laundry. → Çamaşırları yıkamak zorunda. (kural)
✅ We have to take out the trash. → Çöpü çıkarmak zorundayız. (kuralı var)
Don’t have to (Zorunlu DEĞİL — “gerekmez”)
⚠️ ÇOK ÖNEMLİ: “Don’t have to” yasak değil, zorunlu olmadığı anlamındadır!
✅ You don’t have to mow the lawn today. → Bugün çimi biçmen gerekmiyor. (zorunlu değil)
❌ “Don’t have to” = yasak DEĞİL! → Yasak için “mustn’t” kullanılır.
Mustn’t (Yasak — “yapma!”)
🚫 You mustn’t leave dirty dishes in the sink. → Kirlі bulaşıkları bırakmamalısın. (yasak!)
Should / Shouldn’t (Tavsiye — “yapmalısın/yapmamalısın”)
Should, kesin zorunluluk değil, tavsiye ifade eder.
✅ You should help with the housework. → Ev işlerine yardım etmelisin. (tavsiye)
✅ Children shouldn’t leave their rooms messy. → Çocuklar odalarını dağınık bırakmamalı. (tavsiye)
📊 Karşılaştırma Tablosu
| İfade | Türkçe Karşılık | Ne Zaman? |
|---|---|---|
| must | …malı/meli (kişisel) | Kendi kararın, güçlü zorunluluk |
| have to / has to | …zorunda | Dış kaynaklı kural/zorunluluk |
| don’t have to | …gerekmez | Zorunlu değil ama yapabilirsin |
| mustn’t | …olmamalı (yasak) | Kesinlikle yapılmaması gereken |
| should | …malı (tavsiye) | Öneri, tavsiye (zorunlu değil) |
💬 Duygularını ve Sorumluluklarını Anlatmak
Bu ünitede ev işleri hakkında sevip sevmediğini ve kimin ne yapacağını anlatmayı öğreniyoruz. İşte kullanışlı ifadeler:
| İfade Türü | İngilizce | Türkçe |
|---|---|---|
| Sevmek | I enjoy / I like + -ing | Seviyorum, hoşlanıyorum |
| Sevmemek | I hate / I don’t like + -ing | Nefret ediyorum, sevmiyorum |
| Sıra kimin? | It’s my/your/his turn to… | Sıra bende/sende/onda… |
| Sorumluluk | It’s my responsibility to… | Benim sorumluluğum… |
⚠️ Dikkat: enjoy/like/hate fiillerinden sonra -ing gelir! → I enjoy cooking (cooking = pişirmek-ing) | I hate taking out the trash
Örnek Diyalog (Türkçe Çeviriyle)
A: What chores do you have at home? (Evde hangi görevlerin var?)
B: I have to make my bed every morning and do the dishes after dinner. (Her sabah yatağımı yapmalıyım ve akşam yemeğinin ardından bulaşık yıkamak zorundayım.)
A: Do you enjoy any of them? (Herhangi birinden hoşlanıyor musun?)
B: Not really. I hate taking out the trash! But I don’t mind watering the plants. (Pek sayılmaz. Çöp çıkarmaktan nefret ediyorum! Ama bitkileri sulamayı umursamıyorum.)
A: It’s my turn to vacuum the floor today. I should do it now. (Bugün zemin süpürmek sırada ben var. Şimdi yapmalıyım.)
✍️ Pratik Sorular
Soru 1: “Don’t have to” ile “mustn’t” arasındaki fark nedir?
Don’t have to = zorunlu değil, yapmana gerek yok. Ama istersen yapabilirsin.
Mustn’t = kesinlikle yapma! Yasak.
Örnek: “You don’t have to cook today.” (bugün yemek yapmak zorunda değilsin) vs. “You mustn’t eat in the living room.” (oturma odasında yemek yememelisin — yasak!)
Soru 2: Boşlukları doldurun: “She ___ (vacuum) the floor on Sundays.” ve “You ___ leave dirty dishes.” (yasak)
She vacuums the floor on Sundays. (3. tekil şahıs → -s eklenir)
You mustn’t leave dirty dishes. (yasak ifadesi)
Soru 3: “I enjoy ___” (cook) cümlesini tamamlayın.
I enjoy cooking. → enjoy’dan sonra -ing gelir! “cook” → “cooking”
Soru 4: “must” mı yoksa “have to” mı? “The teacher says we ___ do homework every day.”
have to — çünkü öğretmenin kuralından (dış kaynaklı) kaynaklanıyor. Kendi kararın değil, öğretmenin söylediği.
Soru 5: “It’s ___ turn to set the table.” cümlesinde boşluğa ne gelir? (o — Ali)
It’s his turn to set the table. → “Ali” erkek olduğu için “his” (onun — erkek) kullanılır.
📋 Hızlı Özet
- Chore (ev işi): do the dishes, vacuum, make the bed, take out the trash, water the plants…
- Must: kişisel zorunluluk (kendi kararın)
- Have to / Has to: dış kaynaklı zorunluluk (kural, başkasının isteği)
- Don’t have to: zorunlu DEĞİL (≠ yasak!)
- Mustn’t: yasak (kesinlikle yapma!)
- Should: tavsiye (yapsan iyi olur)
- enjoy/like/hate + -ing: I enjoy cooking / I hate taking out the trash
- It’s my/your turn to + fiil: Sıra bende… / sende…
🎯 Konuyu anladın mı? Şimdi kendini test et!
0 Yorum